Posts Tagged ‘restorasyon’

Fabrikadan Üniversite Kampüsüne: AGÜ Sümer Kampüsü

January 19, 2017

Burak Asiliskender, Nilüfer Baturayoğlu Yöney
Arkitera, Süperkent Kayseri Dosyası

2012 yılında kurulan Abdullah Gül Üniversitesi, yenilikçi bir akademik bakış ve yaklaşımla yapılanmaktadır. Toplumsal fayda üretmeyi merkeze alan eğitim ve araştırma yaklaşımıyla yeni bir üniversite modeli geliştirmektedir. Bilgi ve toplumsal değer üretimini merkeze alan bu yaklaşım, şüphesiz ki bir arada düşünmeye, tartışmaya ve üretmeye imkan veren mekanlara ihtiyaç duymaktadır. AGÜ; birbiri ile sıkı iletişim içinde derslikler, atölyeler, laboratuvarlar ile kütüphane ve sosyal alan kullanımlarının yeniden tanımlandığı açık kampüs düzeninde yapılanmayı ilke edinmiştir. 

AGÜ kampüsünü benzersiz kılan bir başka niteliği ise, ilke edindiği toplumsal değer üretme yaklaşımıyla ele aldığı, erken Cumhuriyet dönemimizin önemli miraslarından biri olan Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası ve Lojmanları’nı, yeniden işlevlendirme girişimidir. AGÜ, sadece öğrencileri ve çalışanları için bir kampüs ve kullanım mekanları üretmek yerinde, Kayseri ve çevresinde yaşayanları bilim ve sanatla buluşturacağı açık bir kampüs oluşturmaktadır. Fabrika yerleşkesi içerisinde bulunan yapıların özgün değerlerinin korunarak, yeniden işlevlendirilmesi yaklaşımıyla da mimari kültürel mirasımızın korunmasına ve sürdürülebilirliğine örnek bir uygulama ortaya çıkarılması ilke edinilmiştir. AGÜ Sümer Kampüsü’nde gerçekleştirilen restorasyon ve yeniden kullanım projeleri, özgün mimari tasarım, mekan düzeni ile yapı malzeme ve teknolojileri ile tesiste gerçekleştirilen sanayi üretiminin ekonomik, toplumsal ve kültürel izleri korumaya odaklanmıştır. Zaman içinde eskimek ve bozulmakla birlikte, tesiste yer alan yapı ve açık alanlar dönemin yapı malzeme ve teknolojilerinin ayakta duran belgeleridir. Tesisin tarih içinde gelişimine tanıklık etmeleri bakımından, nitelikli dönem müdahalelerinin korunması da ilke olarak kabul edilmiştir.

Fabrika’nın üretimine son verildiği 1999 yılından AGÜ hizmetine verildiği 2012 yılına kadar geçen sürede, özgün makine ve teçhizatın büyük oranda kaybolduğu izlenmektedir. Bu nedenle, yeniden kullanım projeleri üretim süreci yerine, daha iyi korunmuş olan yapıların kendisine odaklanmıştır. Çağdaş müdahaleler ile özgün mimari ve teknolojik özellikleri ortaya çıkarmak ve yeni ile eskiyi her ölçekte birbirinden ayırt ettirmek amaçlanmıştır. Bu sayede, mevcut yapı stoğunun etkin kullanımı ve tüm yönleriyle sanayi mirasının korunması arasında bir denge kurulmakta; eski ve özgün olanlar yadsınmadan, yeni işlevler çerçevesinde bir bütünlük kurgulanmaktadır.

tam metin, 10 Ocak 2017

AGÜ Ambar

October 21, 2016

15a

AGU Sumer Campus Warehouse (Adaptive Reuse)
The restoration and adaptive reuse project for the AGU Sumer Campus Warehouse, designed by Burak Asiliskender and Nilufer Baturayoglu Yoney (for the AGU School of Architecture), is completed in 2016. The restoration and adaptive reuse design is based on preserving the continuous interior spaces intact and inserting the new spaces as freestanding boxes. The height of the structure allows the insertion of an upper floor. The new spaces, consisting of classrooms on the ground floor and faculty offices on the upper floor, are designed with a removable structural system, composed of steel-framed boxes with timber floors and panel partitions. The southeast corner is reserved for architectural workshops/studios, and the northern section, transformed into a lunch hall in 1970, is redesigned as cafeteria and café with the insertion of a kitchen also as a freestanding box. The lower sections of the building along the east and west façades as well as the central high section are left as circulation spaces, which would also serve as the student commons. The sections of the original building shell where the original stone masonry was lost, are reconstructed as glazed façades to provide more natural light.

Architizer

AGU Sümer Kampüsü Ambar Binası
2016 yılında tamamlanan ve Burak Asiliskender ve Nilüfer Yöney tarafıdnan tasarlanan, AGÜ Ambar Restorasyon ve Yeniden İşlevdirme Projesi, yapıyı yeniden işlevlendirilen bir kabuk olarak ele almaktadır. Uygulanan tüm restorasyon müdahalelerinin temel ilkesi, yapının özgün mimari ve yapısal sistemine zarar vermeden, kolaylıkla ayrıştırılabilir ve gerektiğinde sökülebilir yeni bir mimari ve taşıyıcı sistem oluşturmaktır. İçi boş olan yapının, doğu-batı yönündeki özgün bölücü duvarları korunurken, üst kottaki yatay pencereyle aydınlanan orta aksı sürekli hale getirilmektedir. Yapının görece yüksek tavanlı orta kısmında, çelik taşıyıcı sistemle tasarlanan iki katlı yeni bir mekan düzeni oluşturulmuştur. Kutu içinde kutu olarak tanımlanabilecek bu düzen, giriş katında sınıflar ve üst katta açık bir koridor boyunca sıralanan ofisler olarak planlanmıştır. Yapının güney ucunda galerili mimari tasarım atölyeleri yer almaktadır. 1970 yılında işçi yemekhanesine dönüştürülen kuzey uç bölüm ise yeniden yemekhane olarak düzenlenmiş; mutfak mekanları, çelik taşıyıcı sistemli dikdörtgenler prizması bağımsız bir kutu ile oluşturulmuştur. Doğu-batı kanatlarda, yapı kabuğu ile çağdaş ek arasında kalan kısımlar sirkülasyon işlevlerinden öte çeşitli eğitsel faaliyetler için kullanılabilecek geniş mekanlar olarak tasarlanmıştır. Yapı kabuğunun özgün olarak korunmasına özen gösterilmiş, çeşitli sebeplerle yok olan kısımlar, içeriye daha fazla ışık almak için açıklık düzenine uygun demir taşıyıcılı şeffaf cephelerle yenilenmiştir

Arkiv

Modern Mimarlık Mirasının Onarımı ve Yeniden İşlevlendirilmesi

December 2, 2015

Modern Mimarlık Mirasının Onarımı ve Yeniden İşlevlendirilmesi:
Kayseri Sümerbank Bez Fabrikası Büyük Ambar Binası
Burak ASİLİSKENDER, Nilüfer BATURAYOĞLU YÖNEY, Ayşegül ÖZERAfis650

Kagir Yapılarda Koruma ve Onarım Semineri – VII
1-2 Aralık 2015,
Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi, İstanbul

Türkiye Modern Mimarlık Mirasının önemli örneklerinden ve ülkemizin ilk büyük ölçekli sanayi yerleşkelerinden biri olan Kayseri Sümerbank Bez Fabrikası, 2012 yılında eğitim amacıyla kullanılmak üzere Abdullah Gül Üniversitesi’ne tahsis edilmiştir. Kampüste başlayan planlama, ek yapı, esaslı ve basit onarım ve yeniden işlevlendirme çalışmaları halen devam etmektedir. 2014 yılında onaylanan master plan kapsamında eğitim amacıyla yeniden işlevlendirilen Büyük Ambar Binası’nda yeniden kullanım amaçlı restorasyon projesi aynı yıl tamamlanmış, 2015 yılında başlanan uygulama çalışmaları ise tamamlanma aşamasına gelmiştir.

1932-1935 yılları arasında yerleşkenin geri kalanıyla birlikte, Ivan Nikolaev yönetiminde Turkstroj tarafından tasarlanarak Sovyet desteği ile inşa edilen 135×45 m boyutlarındaki tek katlı yapı, yaklaşık 6 bin metrekare kapalı alana sahiptir. Dönemi için geniş açıklıklı olarak tanımlanabilecek betonarme iskelet taşıyıcı sistem, kuzey-güney yönünde dilatasyonla ayrılmış dört farklı bölümden oluşmuştur. Batı cephesi boyunca demiryoluna paralel uzanan kolonat, malzeme nakliyesi amacıyla tasarlanmış olmalıdır. Narin betonarme kolonlar, doğu ve batı cephelerinde 5 m yükseklikten, yapının orta aksında 9 m yüksekliğe ulaşan eğik betonarme plak biçimindeki üst örtüyü desteklemektedir. 20 cm kalınlığındaki narin Kayseri tüfü dış duvarlar, yatay derzlere yerleştirilen ince çelik donatılarla desteklenmiştir. Doğu ve batı cephelerinin üst bölümünde yapı boyunca sürekli bir yatay pencere ile her aks aralığına bir adet olarak yerleştirilmiş demir kapılar ritmik cephe düzenleri tanımlamaktadır. Orta akstaki koridor ise yine doğu ve batı cepheleri boyunca uzanan ikinci bir yatay pencere ile içeriye doğal ışık sağlamaktadır. Kısa kuzey ve güney cephelerinde ise parçalanmış yatay tepe pencereleri ile cephelerin orta aksında birer anıtsal kapı yer almaktadır.

Restorasyon projesi yapıyı yeniden işlevlendirilen bir kabuk olarak ele almaktadır. İçi boş olan yapının, doğu-batı yönündeki özgün bölücü duvarları korunurken, üst kottaki yatay pencereyle aydınlanan orta aksı sürekli hale getirilmektedir. Yapının görece yüksek tavanlı orta kısmında çelik taşıyıcılı olarak tasarlanan iki katlı yeni bir mekan düzeni oluşturulmaktadır. Kutu içinde kutu olarak tanımlanabilecek bu sistem, giriş katında sınıflar ve üst katta açık bir koridor boyunca sıralanan ofisler olarak düzenlenmektedir. 1970 yılında işçi yemekhanesine dönüştürülen kuzey uç bölüm ise yeniden yemekhane olarak düzenlenmekte ve içinde çelik taşıyıcı sistemli bir kutu olarak mutfak oluşturulmaktadır. Taş cephenin zaman içinde hasar görerek ortadan kalkan bölümleri, mevcut açıklık düzenine uygun demir taşıyıcılı şeffaf cephelerle yenilenirken, korunmuş açıklıklar ve bunlara ait pencere ve kapılar onarılarak özgün halinde korunmaktadır. Her iki kottaki yatay pencerelerin iç kısmına, dış cepheden algılanmayan ikinci bir pencere sistemi eklenerek yapının iklim kontrolü sağlanmaktadır. Mantolama gerektirmeyecek ısı geçirgenlik değerlerine sahip Kayseri tüfü dış duvarlar ise, iç yüzeyinden yatay yüklere karşı cam elyafı taşıyıcılı tekstil ile sarılarak güçlendirilmektedir. Özgün betonarme taşıyıcı sistemde yapısal güçlendirme gerekmediğine karar verilmiş olup, yalnızca çatlakları mafsallaşmış düşey elemanlar sac levhalarla sarılarak sağlamlaştırılmıştır.

Uygulanan tüm restorasyon müdahalelerinin temel ilkesi, yapının özgün mimari ve yapısal sistemine zarar vermeden, kolaylıkla ayrıştırılabilir ve gerektiğinde sökülebilir yeni bir mimari ve taşıyıcı sistem oluşturmaktır. Bu bildiri, söz konusu yapıda gerçekleştirilen uygulamaları anlatmakta ve değerlendirmektedir.

kargiryapilardakorumaveonarim.org