tezler (dr/yl)
-
Modernleşme ve Konut; Cumhuriyet’in Sanayi Yatırımları ile Kayseri’de Mekansal ve Toplumsal Değişim
Asiliskender, Burak, 2008. Doktora Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Ana Bilim Dalı, Mimari Tasarım Programı, İstanbul.
Cumhuriyet sonrası modernleşme deneyiminin, siyasal olarak yeni bir yapılanma niteliği taşımasının ötesinde, mekansal ve toplumsal kimliği etkileyen değişimler içerdiği söylenebilir. Yaşama alışkanlıklarının ve biçimin her alanında yenilenme içeren devrimler ile ‘modern’ kimliğin inşası hedeflenmiştir. Bu kapsamda, devletin değişim ve kalkınma hedeflerini bir araya getirerek kurduğu sanayi yerleşkeleri, Anadolu kentlerindeki mekansal ortamın ve toplumsal yapının yenilenmesine katkı sağlamıştır. Kayseri, devletin -bu amaçla- ilk sanayi yatırımlarını gerçekleştirdiği kenttir. Ülkenin ilk ağır sanayi yatırımı olarak kurulan Tayyare (uçak) Fabrikası (1926), devlet merkezli yapılanmanın ilk örneği Sümerbank Bez Fabrikası (1935) ve Şeker Fabrikası (1955), yarattıkları iş olanakları ve barınmadan eğitime sundukları hizmetler ile kentleşme sürecini, konutun biçimi ile üretimini ve sosyal ortamı etkilemişlerdir. Özellikle lojmanları ve çevrelerinde çalışanlarınca kurulan kooperatifler ile devam eden konutlar, ortaya çıkardıkları biçimsel ve kurgusal farklılık ile kentin gelişimine ve kimliğin değişimine yön vermiştir. Modernlik olgusunun birey merkezli tartışmaları, içerdiği farklılık arayışı ve ortaya çıkardığı kriz hali ile devletin sanayi yatırımlarını kurarken ve işletirken ortaya koyduğu yöntem arasındaki çelişki, Türkiye Modernleşmesi’nin kendine has bir deneyim olarak kavranmasını gerektirmektedir. Bu bakışla çalışma, Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanı sonrası modernleşme deneyimine bağlı olarak, Kayseri’de devlet tarafından kurulmuş bu üç işletme ve çevrelerinde gelişen konut yerleşimlerinin, kentteki modernleşme sürecine; mekansal ve toplumsal değişime etkilerini incelemeyi amaçlamıştır.
Anahtar Kelimeler: Modernleşme, Kayseri, Konut, Kentleşme, Kimlik
*
Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Mimaride ‘Modern’ Kimlik Arayışı: Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası Örneği
Asiliskender, Burak, 2002. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Ana Bilim Dalı, Bina Bilgisi Programı, İstanbul.
Türkiye, Cumhuriyet rejimiyle kurulan bir ulus-devlettir. Batı dünyasındaki ulus-devlet benzerlerinin aksine, toplumsal bir devrimin değil, yönetim erkinin eseridir. Dolayısıyla, o dönemdeki ‘çağdaşlaşma’, toplumsal düzeyde uygulanmış, erke ait siyasal bir harekettir. Türkiye topraklarının ve vatandaşlarının, Batılı dünyanın “modern” kimliğine göre yeniden yapılandırılması amaçlanmıştır. Ardında ekonomik ve sosyal gelişme barındıran modernleşme, aslında toplum yaşantısının mekansal bir alt-üst oluş sürecidir. Devlet, modernleşme ve sanayileşmeyi ortak paydada toplamış ve bu amaçla, Sümerbank başta olmak üzere çeşitli kamu işletmeleri kurmuştur. Devlet eliyle kurulan her fabrika, sadece bir sanayi tesisi işlevi görmemiş, çağdaşlaşma hedefini uygulayacak mekanlara dönüşmüştür. Bunun bir örneği olan, Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından kurulmuş ilk fabrikadır. Rusya’dan alınan krediyle ve Ruslar tarafından inşa edilmiştir. Modern düşüncenin kapsadığı evrensel değerler, tasarımından inşasına ve kullanımına kadar etkin olmuştur. Dolayısıyla tesis, sanayileşme hareketiyle yola koyulan Cumhuriyet modernleşmesinin hedeflediği kimliğin mimari bir yansımasıdır. Bu çalışma kapsamında, kuramsal olarak kimlik kavramı ile mekan ve yer deneyimi incelemesinin ardından, Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait modernleşme hareketinin tarihsel bir değerlendirmesi yapılarak, dönemin mimaride ‘modern’ kimlik arayışı, Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası ve Lojmanları üzerinden açıklanacaktır.
January 12, 2012 at 22:22
16/09/1935 tarihinde orada idik.Hem ilk 5 adet olan ve hem de daha sonra yapılan ve 24 adet olan lojmanlarda oturduk.O zamanlar henüz ilk okul yoktu Şehirdeki Ahmet paşa ilk okuluna o karlı kış günlerinde yürüyerek gidip geldik.Sümerbank bizim içimize işledi.Onun ile doğduk,şimdi onun can çekişmelerini izleyerek bir şey yapamamanın ızdırabını yaşıyoruz.